Güzel Söz; Anlam ve Mâhiyeti


Güzel Söz

Güzel Söz; Anlam
ve Mâhiyeti

 
Kur'an'da güzel söz konusunda;
"Kuulû li'n-nâsi husnâ: İnsanlara güzel söz söyleyin" (2/Bakara, 83) ve
"Ve kul li ıbâdî yekuulu'l-letî hiye ahsen: Kullarıma söyle: ‘Sözün en
güzelini konuşsunlar." (17/İsrâ, 53) ifadeleri geçer. Âyetlerde geçen
"güzel söz" terkibi, "kavl" ve "husn" kelimeleriyle belirtilir. Kavl: Söz
anlamına gelir. Ağızdan çıkan anlamlı seslere ve konuşmaya denir. Husn:
Güzellik, hoşluk, iyilik ve mükemmellik anlamlarına gelir. Râgıb-ı İsfahanî'nin
belirttiği gibi; değerli, seçkin ve rağbet gören şeylere "husn" denir.
Güzel söz; gönül alan, onur
kırmayan, hak ve doğruyu gösteren sözlerdir. Fertler arasında sevginin, hak ve
doğrunun üstün tutulması; nefret ve düşmanlığın giderilmesi, hakka uygun
sözlerle mümkün olmaktadır. Allah, bir toplumun, diğerini ayıplamamasını,
kusurlarını araştırmamasını, aleyhinde iftira ve gıybette bulunmamasını
emretmektedir (49/Hucurât, 11-12). Konuşma kabiliyeti, Allah tarafından insanlar
için verilmiş değerlerin en önemlilerinden biridir. Bu yetenek ile insan,
hemcinsleriyle anlaşma imkânına sahip olur. Toplum halinde yaşamak
mecburiyetinde olan insan, her gün defalarca bu yeteneğini kullanarak etrafında
dost veya düşman halkaları meydana getirir.
Güzel söz söylemek denilince,
insanların çoğu bunu iltifat etmek, sevgisini dile getirmek ya da umut veren
konuşmalar yapmak olarak algılar. Oysa, Kur'an'ın bize öğrettiği güzel söz, her
ne kadar bu sayılanları içine alsa da, çok daha farklı ve geniş bir anlam
içerir. Allah, güzel sözü bize şöyle tarif eder: "(İnsanları) Allah'a dâvet
eden, sâlih amel/iyi iş yapan ve ‘ben müslümanlardanım' diyenden daha güzel
sözlü kim vardır?" (41/Fussılet, 33) Asıl güzel söz, insanları Allah'a
çağıran, Kur'an'a uymaya dâvet eden sözdür. Güzel sözü söyleyen, yani Allah'a
çağıranlar ise yalnızca iman edenlerdir.
Allah'ın dinini anlatmak,
Kur'an ile öğüt vermek, iyiliği emredip kötülükten men etmek, Allah'ın
âyetlerini hatırlatmak; bunların hepsi birer çağrıdır ve bir insana
söylenebilecek en hayırlı, en güzel sözlerdir. Mü'minlerin insanları Kur'an
ahlâkına yönelten bu sözleri, doğrudan karşılarındaki kişiyi hoşnut etmeye
yönelik olmadığı gibi, herhangi bir menfaate yönelik de değildir. Tüm bu
sözlerin tek bir hedefi vardır; Allah'ı râzı etmek ve muhatabın da Allah'ın râzı
olacağı ahlâkta bir insan olmasına vesile olmak. Hedef bu olunca Allah'ı
zikretmek, tevhidi, ibâdeti, güzel ahlâkı anlatmak ve âhireti kazanmaya çağırmak
gibi, kimi zaman kişiye eksik olduğu yönlerde öğüt vermek, Kur'an âyetleri
doğrultusunda hatalarını eleştirmek, korkup sakınmasını hatırlatmak da aynı
şekilde güzel sözdür. (1)
Dünyada yaşamakta olan
milyarlarca insan için cehenneme gitme ve sonsuza kadar azaptan azaba sürüklenme
tehlikesi vardır. Kişinin kendisini Allah'a çağıran en güzel söze uyması,
azaptan kurtuluşu için hayatî bir önem taşımaktadır. İnsan, ancak güzel söze
uyduğu takdirde dünyada ve âhirette güzel bir hayatla yaşayabilir. "...
Dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele..." (39/Zümer, 17-18)

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar