Küfr


Küfr

Küfr:

 
Nimeti inkârdır. İman ve İslâm
bir nimettir. Bu nimeti inkâr etmek, imansızlıktır. İnkar ise ya imanın
hükümlerini nefyetmek ve inkar etmektir ki bu tarz olan dalâlet, hakkı kabul
etmemektir. Kabulün yokluğudur (adem-i kabûl), ya da imanın nefyini değil, belki
imanın zıddına gidip, batılı kabuldür, hakkın aksini ispattır, yokluğun kabulü
(kabûl-i adem)dür, buna cahd denilir.
İman, Allah'a bir intisabtır.
Küfr bu intisabı keser. Ayrıca küfr pek çok manevi hukuka da tecavüzdür,
zulümdür, cinayettir. Küfr ile imanın ortası yoktur. İman, bütün eşya ile gerçek
bir kardeşliği tesis eder, küfür ise bunu yıkar.
Küfr terimi, şirk teriminden
daha geneldir.
"Eğer küfr ederseniz bilin
ki şüphesiz Allah size muhtaç değildir. Bununla beraber, O, kullarının hesabına,
küfr (inkâr)e razı olmaz." (ez-Zümer: 39/7) 
Küfr, bir sapıklıktır:
"Kim, Allah'ı, meleklerini,
kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz tam
manasıyla bir sapıklığa sapmıştır." (en-Nisa: 4/136)
"Kafirler dediler ki: "Biz
hiçbir zaman bu Kur'an'a ve ondan önce gelenlere inanmayacağız." (Sebe:
34/31)
"Ayetlerimizi, ancak kâfir
olanlar, bile bile inkâr ederler." (el-Ankebut: 29/47)
Allah'ın ayetleriyle ancak
kâfirler mücadele ederler:
"Allah'ın ayetleri hakkında,
kâfirlerden başkası tartışmaya girişmez." (el-Mü'min: 40/4)
Kafirler Kur'an-ı sihir olarak
telakki eder ve inkar ederler:
"Kendilerine hakk (Kur'an)
gelince: "Bu bir sihirdir, bizler buna kesinlikle, inanıcılar değiliz" dediler."
(ez-Zuhruf: 43/30) 
Kafirlere, onların taptığına
tapılmadığı hususu peygamber ve dolayısıyla mü'minlere söylenmesi emredilir:
"De ki: "Ey kâfirler!
Taptıklarınıza tapmam…" (el-Kafirun: 109/1-2)
Kâfirlere karşı temkinli olmak
gerektiği hususunda da şöyle buyrulur:
"Şüphesiz kâfirler, size
apaçık düşmandırlar." (en-Nisa: 4/101)
Kafirlere karşı müslümanların
sert olduğu ifade edilir:
"Muhammed, Allah'ın
elçisidir. O'nun beraberinde bulunanlar, kafirlere karşı çok sert, kendi
aralarında çok merhametlidirler." (el-Fetih: 48/29)
Hz. Peygamber'e ve dolayısıyla
müslümanlara, kafirlere karşı cihat edilmesi emredilir.
"Sen, kafirlere boyun eğme
ve onlara karşı (Kur'an ile) olanca gücünle büyük bir savaş ver (cihat et)"
(el-Furkan: 25/52)
"Ey Peygamber! İnkarcılar (küffar)la,
iki yüzlü (münafıklar)le cihat et, onlara karşı sert davran! Onların varacakları
yer cehennemdir. O, ne kötü dönüş yeridir." (et-Tevbe: 9/73)
Ayrıca münafıklar, kafirlerle
birlikte hareket ederler.[1]

Kafirler, ahirette gerçeği
göreceklerdir,[2]
cehennemliktirler.[3]  

 

[1]
el-Haşr: 59/11.

[2]
en-Nahl: 16/13.

[3]
el-Maide: 5/10; et-Tevbe: 9/3; el-Hacc: 22/57; el-Feth: 48/13; el-Beyyine:
98/6.
Şamil İslam
Ansiklopedisi: 3/186.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar