Fecir | Konular | Kitaplar

3) BEKA ..

3



3) BEKA

 
Allah'ın varlığının sonu
olmaması demekıir. Allahü Teala ebedidir. O'nun ne geçmişte ne gelecekte var
olmadığı ve var olmayacağı bir zaman düşünülemez. Tek yaratıcı olan Allah'tan
başka bütün her şey yok olmaya  mahkumdur ve yok olacaktır.
Allah ebedîdir, varlığının sonu
yoktur. O daima vardır. Varlığı kendinden olduğu için O, hem kadîm ve ezelî; hem
de bâkî ve ebedîdir.
"O, evvel ve ahirdir." (Hadîd:
57/3),
"Kâinattaki her şey
fânîdir/yok olucudur. Celâl ve İkram sahibi olan Rabb'imin zâtı bâkî'dir,
ebedî'dir." (Rahmân: 55/27).
Bu âyet-i kerimeler, Allah'ın
bâkî olduğunun delilleridir. Allah'ın vücudunu harici bir kuvvet yok edemez.
Çünkü kadîm olan Allah'ın dışındaki tüm kuvvetler hâdistir (sonradan
yaratılmıştır.) Hâdis olan bir kuvvet ise, kadîm olan zatın vücudunu yok edemez.
Zira vacibü'l-vücud olan Allah, kudret sahibi olup; bütün eksik sıfatlardan
uzaktır. Varlığını devam ettirememe âcizliktir. Acizlik ise noksanlıktır. Allah
noksanlıktan münezzehtir. O'nu yok edecek bir kuvvet tasavvur edilemez, öyleyse
Allah bâkîdir, varlığının sonu yoktur.
Beka'nın zıddı "fenâ (bir sonu
olmak)"dır. Allah'ın fânî olması ise aklen muhaldir.

[1]
"Allah Teâlâ'nın varlığının
sonu, bitiş noktası yoktur" demektir. O, ebedîdir, yani onun mevcudiyeti,
varlığı sonsuzca devam edip gitmektedir. Bu sıfat dahi sadece onun yüce zâtına
mahsus bir sıfattır, çünkü bütün yaratıklar sonludur, bir gün hayatları son
bulacaktır. İşte bu gerçek, Rahman suresinin 26. ve 27. âyetlerinde meâlen şöyle
beyan buyurulmuştur: "Yer yüzünde bulunan her şey fânidir (sonludur); ancak
yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bâkidir."

[2]
Sonsuz, ebedî kalmak; durmak,
sürmek, devam etmek ve özellikle eski hâli üzere sabit olmak.
Istılahta; Yüce Allah'ın
sıfatlarından birisidir. Allah'ın varlığının bir sonunun olmaması demektir.
Bütün sonradan yaratılan varlıklar için bir son düşünüldüğü halde, O'nun için
bir son düşünülemez. O hem ebedî hem de ezelîdir. Başlangıcı ve sonu yoktur.
İki türlü bâkî varlık vardır:

1- Sonsuza kadar kendi
kendine bâki olan varlık. Bu varlık için bir fena, yani son bulmak, zevâl bulmak
düşünülemez. İşte bu varlık Yüce Allah'tır.
2- Belli bir süreye
kadar, bir başkası sebebiyle, bir başkasına muhtaç olarak bâki olan varlık. Bu,
Allah'ın dışında, Allah'ın belli bir süreye kadar bâki kıldığı varlıklardır.
Bunlar için son ve zevâl bulmak mümkündür.
Allah'ın bâki kılmasına bağlı
olan varlıkların bâkiliği de iki şekilde olur:
a- Bizzat kendisi, özel
varlığı bâki olanlar ki; bunların bâkiliği tek tek her varlık içindir. Buna
örnek olarak gök cisimleri, ay, dünya, yıldızlar ve diğer gezegenler
verilebilir. Her birinin bâkiliği kendisine mahsustur. Bütün bunların son ve
zeval bulması Allah'a bağlıdır. O istediği anda bunlara bir son verebilir.
b- Cins ve türleri
itibariyle bâki olanlar. Bunların bâkiliği her varlığın bizzat kendisi için
değildir. Bu tür bâkî varlıklara da insan ve hayvan türleri örnek verilebilir.
İnsan cins ve tür olarak Allah'ın istediği ve dilediği vakte kadar bâkidir. Bir
insan ölür ama insan türü bâkidir. Diğeri yaşar ve insan nesli devam eder. Özel
varlığı bâki olan varlıklar ise böyle değildir. Ay, zâti olarak kendisi için,
herhangi bir yıldız kendisi için bâkidir, süreklidir.[3]

Dünya fâni, ahiret ise bâkidir.
Cennet, Cehennem bâkidir. Oradaki mükâfat ve azap da bâkidir. Yüce Allah Cennet
ehli için "Onlar Cennetliktirler. İşlediklerine karşılık olarak ebediyen
Cennet'te kalacaklardır." (Ahkâf: 46/14) buyurmakta, Cehennem ehli için de,
"Kim Allah'a ve Peygamberi'ne karşı gelirse ona, içinde sonsuz olarak
kalacakları Cehennem ateşi vardır." (Cin: 72/23) buyurarak, her iki grubun
mükâfât ve azabının daimî olacağını açıkça ifade etmektedir.
Allah'ın dışındaki her şey
O'nun dilemesi ve isteğine göre, O'nun istediği zamana kadar, O'na muhtaç olacak
şekilde bizâtihî olmayıp, biğayrihî bâkidir. O nasıl isterse o şekilde olur ve
geçici bâkilik son bulur.
Yüce Allah ise bizâtihî olarak
bâkidir. Başlangıcı olmadığı gibi bir sonu da yoktur. Zira O Vâcibu'l-Vücûd'dur,
varlığı zorunlu olandır. Kıdemi sabit olanın bekâsı da vaciptir. O'nun bâki
olması Vâcibu'l-Vücûd olmasının bir gereğidir. Bekâ, Allah'ın zâtî
sıfatlarındandır. Bunun zıddı olan "fenâ" yani "bir sonu olmak" Yüce Allah için
muhaldir. Böyle bir şeyin düşünülmesi tenâkuzdur.[4]
Allah Teâlâ  "Bâkî" dir,
Ebedîdir. Yani hep var olacaktır. Varlığının sonu yoktur. Yukarıda söylendiği
gibi "Daha doğrusu O hep vardır." "Geçmiş", "Şimdi" ve "Gelecek" kavramlarının
O'nun için sözko­nusu olamayacağı, "Baka'" sıfatı bakımından da aynen
geçerlidir.

[5]
O'nun Zât-ı İlâhiyesi gibi bütün sıfatları da ebedî ve ezelîdir.

[6]




 



[1]
Cengiz Yağcı, Şamil İslam Ansiklopedisi: 1/116.



[2]
Cihad Tunç, Şamil İslam Ansiklopedisi: 5/406.



[3]
Râğıb el-Isfahâni, Müfredât, İstanbul 1986, s. 74.



[4]
Abdurrahim Güzel, Şamil İslam Ansiklopedisi: 1/219-220.




[5]
Hadid:  57/3




[6]
Ferit Aydın, İslam'da İnanç Sistemi, Kahraman Yayınları: 229.