Kur'an'da Tekrar


Kur

Kur'an'da Tekrar:
 
Kur'an'ın en çok kullandığı
metodlardan biri de tekrardır. Bu, onun anlatmak, öğretmek istediği şeyin
önemini gösterir. Kur'an'da özellikle inançla ilgili konularda tekrarın değişik
şekilleriyle karşılaşırız. Kur'an'da lafız olarak "tekrâr" kelimesi bulunmaz.
Kur'an'da "tekrar" mânâsı ifade eden bazı kelimeler kullanılır. Bunlar, "tasrîf"
(20/Tâhâ, 113; 7/A'râf, 58), "tezkîr" (51/Zâriyât, 54, 55), "iâde" (17/İsrâ,
69), "terdîd" (62/Cum'a, 8), "rucû" (2/Bakara, 156) kelimeleridir.
Kur'an'ın tekrar metodunu
kullanmasının, şüphesiz birçok hikmetleri vardır. Kur'an, abesle iştigal
etmeyeceğine göre, ondaki tekrarların birtakım amaçları olmalıdır. Bunlardan
tesbit edebildiklerimizi şöylece sıralayabiliriz:  1- Te'kid (78/Nebe', 4, 5), 
2- Takrîr (54/Kamer, 17, 22, 32, 40; 26/Şuarâ, 108, 109, 110), 3- Korkutma (20/Tâhâ,
113; 42/Şûrâ, 21, 26, 45; 77/Mürselât, 15, 19, 24, 28, 34, 37, 40, 45, 47, 49), 
4- Sakındırma (2/Bakara, 134, 141, 286; 17/İsrâ, 13),  5- Müjdeleme (85/Bürûc,
11; 2/Bakara, 38, 62, 112, 262, 274, 277),  6- Teşvik (6/En'âm, 46, 65),  7-
Tenbîh (2/Bakara, 198, 54),  8- Unutmayı Engelleme (18/Kehf, 114),  9- Öğüt
(54/Kamer, 16, 21, 30, 39, 17, 22, 31, 40),  10- Yüceltme (69/Haakka, 1, 2, 3;
101/Kaaria, 1, 2, 3; 97/Kadr, 1, 2, 3),  11- Övme ve Ödüllendirme (57/Hadîd, 1,
2, 3; 61/Saff, 1, 59/Haşr, 1; 6/En'âm, 83, 84; 12/Yûsuf, 22), 12- Kâfirden Öç
Almakla Mü'mini Sevindirme (37/Sâffât, 174, 175, 178, 179),  13-
Eğitim-Öğretim,  14- Şüpheleri Yok Etme (78/Nebe', 60-64),  15- Nimetleri
Hatırlatma (55/Rahmân, 13; bu âyet, bu sûrede 31 kez tekrar edilmiştir),  16-
Faydayı Çoğaltma (5/Mâide, 44, 45, 47),  17- İhtiyaçların Tekrarı Sebebiyle O
İhtiyaçlara Cevap Verme,  18- Duâ (25/Furkan, 77; 7/A'râf, 55; 3/Âl-i İmrân,
191, 192, 193, 194),  19- Telâffuzda Kolaylık Sağlama (86/Târık, 17; 18/Kehf,
71, 74),  20- Kırâatte Kolaylık Sağlama,  21- Fâsılalarda Uygunluk Sağlama (âyet
sonlarındaki ses uyumları),  22- İrşâd ve İknâ Etme (26/Şuarâ, 9, 68, 104, 122,
140, 159, 175, 191; 2/Bakara, 144, 149, 150).
Kur'an'daki tekrarlar, harfin
tekrarı (62/Cum'a, 1; 28/Kasas, 19), zamirlerin tekrarı (49/Hucurât, 15; 3/Âl-i
İmrân, 62; 40/Mü'min, 21; 26/Şuarâ, 78; 53/Necm, 43, 44, 48, 49), kelimelerin
tekrarı (54/Kamer, 9; 1/Fâtiha, 4; 101/Kaaria, 1, 2, 3; 89/Fecr, 21, 22; 23/Mü'minûn,
36; 86/Târık 17; 13/Ra'd, 5), cümlelerin tekrarı (8/Enfâl, 7, 8; 6/En'âm, 21,
93, 144, 157; 7/A'râf, 37; 10/Yûnus, 17; 11/Hûd, 18; 55/Rahmân, 13 (31 defa);
54/Kamer, 17 (4 defa); 77/Mürselât, 15 (10 defa); 26/Şuarâ, 109 (5 defa
tekrarlanmaktadır.) ve mânâların tekrarı (64/Teğâbün, 14.âyette değişik
kelimeler aynı anlamı tekrarlamaktadır. Peygamber kıssaları da mânâyı tekrarın
bir başka yoludur.) şeklinde tecellî etmektedir. Mânânın tekrarı da lafzı
tekrarlamadan yapılan tekrar, kıssa şeklindeki tekrar olmak üzere iki şekilde
yapılmaktadır.
Kur'an'da yapılan tekrarların
konuları daha çok itikadî, amelî, ahlâkî sahalarda yoğunlaşmaktadır. Kur'an'da
yapılan tekrarlar, pratik bir eğitim metodu, anlaşmayı kolaylaştırıcı (17/İsrâ,
41; 28/Kasas, 51), mânânın zihinde daha çok kalmasını sağlayan bir yöntem olarak
dikkatimizi çekmektedir. Bu tekrarlar hiçbir zaman sıkıcı ve usandırıcı
değildir; daima taze ve canlıdır. Sözün sanat haline gelmesinde büyük katkısı
vardır. Öneminden olsa gerek, daha çok itikadî konularda kendini göstermektedir.

Önemli olan, tekrarların sıkıcı
ve bunaltıcı olmamasıdır. Kur'an böyle bir zaaftan korunmuştur. Onda gönüllere
hoş gelen tekrarlar yapılmakta, bu tekrarlar sıkıcı olmaktan tümüyle uzak ve
birbirlerini tamamlamaktadır.
Hz. Peygamber de tekrar usûlüne
uymuş, her vahiy gelişinde aldığı âyetleri kelime kelime tekrarlamıştır. Bunu,
Allah'ın, âyetlerini kendisine öğretip açıklayacağına dair teminatına kadar
sürdürmüştür. Bu garanti Kur'an'da şöyle ifade edilmektedir: "(Ey Muhammed,)
Cebrâil sana Kur'an okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme;
yalnız dinle. Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak
Bize düşer. Biz onu Cebrâil'e okuttuğumuz zaman onun okumasını dinle. Sonra onu
sana açıklamak Bize düşer." (75/Kıyâme(t), 16-19). (13) 
Tekrarlamak, bilgi
tazelemektir. Anlamsız şeyler bile, sık sık tekrarlamak sûretiyle hatırda
tutulabilir. Tekrarın insan ruhu ve zihni üzerinde hayret verici bir etkisi
vardır. Napolyon, "biricik ciddî söz sanatı, tekrardır" der. İddia olunan şey,
tekrar edilmek sûretiyle nihayet ispat edilmiş bir hakikat gibi kabul olunacak
derecede ruhlara yerleşir. Devamlı tekrarla sunulan fikir, şuuraltının derin
tabakalarına kadar nüfuz eder ve orada yerleşir. Bir müddet sonra kişinin bizzat
kendisine mal olarak ortaya çıkar. İlan ve reklamların hayret verici gücü ve
çekiciliği, sürükleyiciliği de ancak tekrarın etkisi ile açıklanabilir.
Yalnız, tekrarda dikkat
edilecek nokta, kuru ve yavan ifadelerle, basit ve aynı kelimelerle bir fikri
durmadan geveleyerek bıkkınlık vermemektir. Bunu sağlamak için de, tema aynı
kalmak şartıyla değişik biçimler ve formüllerle tekrarlama yoluna, zaman zaman
müracaat edilmelidir. Kur'an'daki tekrarların hepsinde ayrı bir âhenk ve incelik
vardır. Meselâ 55/Rahmân sûresinde 31 defa tekrarlanan "Öyleyken Rabbinizin
nimetlerinden hangisini yalan sayabilirsiniz?" âyeti, kesinlikle kulağı
tırmalamamakta, gönle bıkkınlık ve sıkıntı vermemektedir. Tam tersine, hemen bir
önceki âyetle ilgili olarak tekrarlandığı için dinleyeni, o âyette işaret edilen
delil ve nimetleri düşünmeye sevketmektedir.
Rasûlulullah (s.a.s.) de,
tebliğinde aynı metodu kullanıyordu. Muhâtaplarına bir fikri kabul ettirebilmek,
bir düşüncenin zihinlerde iyice yer etmesini sağlamak, dinleyenin dikkatini
toplayarak söylenenlere gereken önemi vermesini temin etmek üzere sık sık
"tekrarlama" metoduna başvurduğunu görüyoruz. Enes bin Mâlik'in rivâyetine göre;
"Hz. Peygamber, (söylediği söz anlaşılsın diye) konuştuğu zaman üç defa tekrar
ederdi." (Buhârî, İlm 30) Konuya dikkati çekmek, ezberlenmesini sağlamak ve
mânânın önemini vurgulamak üzere Rasûl-i Ekrem, gerçekten iman edenin Cehenneme
girmeyeceğini beyan edeceği zaman terkisinde bulunan Muaz bin Cebel'e üç defa
seslenmiş, sonra bu sözlerini îrad buyurmuştur (Buhârî, İlm 49).
Bazen insanların hassâsiyet ve
titizlikle üzerinde durması gerekli, çok önemli ve tehlikeli bir şeyden
bahsettiği zaman, sayısı tespit edilemeyecek kadar, hatta kendisini ve
muhâtapları üzecek derecede çok tekrarda bulunduğu olurdu (Buhârî, İlm 30; Ahmed
bin Hanbel, V/36-37, 38). Bir çarpışmada kılıcını kaldırdığı anda "lâ ilâhe
illâllah" diyen düşmanını öldüren bir sahâbe, yaptığı işten kalbine şüphe
düşünce durumu Hz. Peygamber'e arzetmiş, Hz. Peygamber, heyecan ve hayretler
içinde; "O lâ ilâhe illâllah dedi, sen de öldürdün, öyle mi?!" diye
çıkışmıştı. Sahâbi, mâzeret beyan etti: "Fakat yâ Rasûlallah, bunu ölüm
korkusundan söyledi." Ama bu cevap Rasûlullah'ı tatmin etmemişti: "Bunu
ihlâsla mı, yoksa korkuyla mı söylediğini bilmek için kalbini yarıp baktın mı?
Kalbini yarıp baktın mı?!..." diye o kadar çok tekrarda bulundu ki,
Rasûlullah'ı bu derece üzen büyük bir suçu işlemektense bu sahâbi, "keşke o anda
yeni müslüman olsaydım!" temennisinde bunuyordu (Müslim, İman 158; Ahmed bin
Hanbel, V/207). Artık o sahâbinin veya tebliğe muhâtap olanlarla diğer
dinleyenlerin bir daha belirtilen hataya düşmemeye, istenilen şeyi yapmaya âzamî
titizlik ve dikkat gösterecekleri açıktır. İşte bu psikolojik etkiyi sağlayan
unsur, tekrarın etki gücü idi. (14)
Tekrar, aynı zamanda bir
güzellik unsurudur. Şiir ve müzikte tekrarlar önemlidir. Nakaratlar âhenk ve
güzellik unsuru kabul edilir. Biraz Arapça biraz Türkçe, tekrar edile edile
atasözü haline gelmiş bir söz vardır: "Et-tekrâru hasen; velev kâne yüz seksen"
diye. "Yüz seksen kere bile olsa, tekrar güzeldir" anlamına gelen bu ifade,
abartılı da olsa tekrarın önemini vurgular. İnsan vücudunun dikey olarak ortadan
bir çizgi ile ayırdığımızda, simetrik olarak birbirinin aynen tekrarının
güzelliğine şâhit oluruz. Bu, tüm hayvanlarda, hatta bazı bitki ve ağaçlarda da
böyledir. Allah'ın sanatındaki güzelliklerden biri de tekrar sanatıdır. Ezanda
bazı cümlelerin tekrarlandığını görürüz. Meselâ "Allahu Ekber" ifadesi, 6 kez
tekrar edilir. Kaamette de aynı tekrarlar söz konusudur. Yine aynı cümlenin,
namazdaki rükûnlar arasında çokça tekrar edildiğini biliyoruz. Bu da yeterli
görülmeyip namazın bitiminde 33 defa daha tekrar edilmesi Peygamber tavsiyeleri
arasındadır. Bununla da yetinmeyip, günlük hayatta sık sık tekbir getirerek "Allahu
ekber" demek Kur'an'ın emridir (17/İsrâ, 111). Namazda rekâtlar, rekâtlarda
Fâtihalar, tekbir, tesbih ve tahmîdler tekrarlanır, Allah'a kulluk olur. Hacda
şavtlar tekrarlanır, tavaf olur; Safâ-Merve arasında gidip gelmeler tekrarlanır,
sa'y olur. İbâdetler ölüm gelene dek tekrarlanır, beşer insan olur, adam
olur.   
 

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar