Orucun Sağlık Yönüyle Faydaları


Orucun Sağlık Yönüyle Faydaları

Orucun Sağlık
Yönüyle Faydaları:

 
Orucun kilo kontrolü, kan
yağlarının düşürülmesi ve sindirim sisteminin dinlenmesine yönelik yararları
biliniyor. Diğer yandan, bunlar tam açlık ve diyetle sağlanamıyor. Tam açlık ve
sıkı diyetlerin yan etkileri fazladır; zira yeterli enerji alımı olmadığından
negatif enerji dengesi söz konusudur. Oruçta ise -iftar ve sahurda aşırı yememek
kaydıyla- optimum bir enerji dengesi vardır. Bu da faydalarının organizmaya
zarar vermeden elde edilmesini sağlıyor. Genellikle bir veya birkaç besin
ögesinden  mahrum kalma prensibi üzerine oturan zayıflama amaçlı diyetlerden
farklı olarak oruç fıtrîdir, helâl yiyeceklerde bir kısıtlama yoktur.
Normal, sağlıklı, hatta
istisnâlar dışında rahatsız bir bünye için orucun vücut üzerinde zararlı bir
etkisinin olmadığı birçok tıbbî  araştırma ve incelemeler neticesinde açıklık
kazanmış, isbatlanmıştır. Oruç tutanların yaşayarak bildikleri, oruç tutmayan
insanların da çoğunun kabul etmek zorunda kaldığı gibi, bazılarının
zannettiklerinin tam aksine, orucun vücuda da birçok faydası vardır.
Kur'ân-ı Kerim'in ilgili
âyetlerinden ve hadis-i şeriflerden de açıkça anlaşılır ki İslâm dini,
insanların kaldıramayacağı ağır yükleri onlara yüklemediği için[1],
kadınların aylık rahatsızlıklarında, hâmilelik ve doğum sonrasında anne ve çocuk
için orucun zarar verdiği zamanlarda, uzun yolculuk ve şiddetli
rahatsızlık/hastalık hallerinde oruç, başka bir münâsip zamanda tutulmak üzere
ertelenir. Bu, İslâm dininin gösterdiği kolaylık ve sağlığa verdiği önemi
gösterir.
Normal, sağlıklı ve bülûğ
yaşını doldurmuş müslümanların tutmak zorunda oldukları Ramazan orucunun insan
vücudu üzerindeki faydalarından bazılarını belirtmeye çalışalım:
Orucun vücudumuzun deveran,
sinir ve sindirim sistemleri üzerinde dinlendirici ve şifâ bahşedici tesirleri
pek çoktur. Bunun içindir ki Peygamberimiz (s.a.s.): "Oruç tutunuz ki, sıhhat
bulasınız" buyurarak Ramazan'da olduğu gibi, bu ayın dışında da sık sık oruç
tutmamız hususunda müslümanları teşvik etmişlerdir.
Küçük bir bebeğin mamasını veya
anasının memesini ilk ağzına alışından tâ insanın ölümüne kadar iç organlar ve
sindirim organları devamlı çalışmaktadır. Sindirim organlarını dinlendirmek,
Allah'ın en güzel şekilde yarattığı, her şeyiyle en mükemmel bir fabrikaya
benzeyen vücudun iç yapısını revizyona ve bakıma almak, elbette makinelerin
sağlamca çalışması için gereklidir. Onun için birçok hastaya perhiz tavsiye
edilir veya tedâvi için belli saatlerde yemekten alıkonulur. "Mide,
hastalıkların evi, perhiz ise tedâvinin başıdır" sözü tarihin çok eski
devirlerinden beri birçok doktor tarafından tekrar edilmiş, tecrübe eden halk
tarafından doğrulanmıştır.
Az yemenin çok yemekten daha
iyi olduğu bir gerçektir. Vücut için, yeterli enerji alındıktan sonra belli
zamanlarda yemek yemek; faydalı-faydasız şeylerle mideyi doldurmaktan daha iyi,
daha sıhhîdir. Aslında bu özellik, oruçlunun iftar sırasında da az yemesiyle
gerçekleşir. O zaman orucun faydası daha büyük olur. Rasûlullah (s.a.s.)'ın
sünneti ve tavsiyesi de budur.
İlim de kabul etmektedir ki,
çok yemek zararlıdır. Romatizma, kalp hastalıkları, kan dolaşımındaki
bozukluklar, şeker vb. hastalıklarda, bu hastalıkları başlatan veya artıran
büyük etkenlerin başında çok yemek gelir. Çok yemekte vücudun lüzumundan fazla
kilo alması vardır ki, bu sebeple kalbin etrafı yağ tabakasıyla kaplandığı için,
insan rahat nefes alıp veremez. Kollestrin (kanda yağ birikmesi) denilen
hastalığın başlıca sebebi yine çok yemektir. Çok yemek neticesinde böbrekler
vaktinden önce yorulur ve bozulur, vazifesini yapamaz olur. Mide doğal halini
kaybeder, büyür, elastikiyetini muhâfaza edemez. Dolayısıyla yenilenleri kolay
kolay hazmedemez. Bu yüzden bütün vücut da rahatsız hale gelir. Çok kere mide
ülseri, mide veya kalın bağırsakda çıban da meydana gelir. Bu saydıklarımız ve
daha birçok rahatsızlıklar hep çok yiyip içme neticesi meydana gelen
zararlardandır. Bu gibi hastalıkların oruç tutulmayan yerlerde ve oruç tutmayan
kimselerde daha çok bulunduğunu hatırlatalım. Onun için her yıl, on iki aydan
birinde vücudun dinlendirilmesinde büyük faydaların olduğu inkâr edilemez.
Müslüman, oruçla irâdesini ve
mide şehvetini gemleme gücünü kuvvetlendirir. Sigara ve benzeri kötü
alışkanlıkları varsa, vücuduna zarar veren bu gibi şeylerden orucun yardımıyla
kurtulur. Vücut bakımından sağlam ve karakterli insanların yetişmesinde orucun
büyük faydaları vardır. Peygamberimiz ve asr-ı saâdet devrinde insanların çok az
hasta olduğunu, çok az yedikleri halde maddî ve mânevî yönden çok kuvvetli
insanların mevcut olduğunu tarih haber vermektedir. Asırlardır müslümanların
(dinlerinin emirlerini yaşayan, oruç tutan ve az yiyen dindar müslümanların)
durumu da bunu isbatlamıştır. Tabii bütün bunları görebilmek için gören göze,
idrâk eden akla ihtiyaç vardır.

[2]
 

 

[1]
Meselâ, bkz. Bakara: 2/286, 183-185.

[2]
Ahmet Kalkan, Kur'an Kavram Tefsiri.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar