Rab; Anlam ve Mâhiyeti


Rab

Rab; Anlam ve
Mâhiyeti

 

Yüce Allah'ın güzel isimlerinden biri. Sözlükte
"Rabb" kelimesi mâlik, yaratıcı, sâhip, bir şeyi ıslâh eden, terbiye eden,
efendi anlamlarını ifade etmektedir.[1]

 "Rabb" kelimesi, terbiye eden ve yetki sahibi
anlamında Arapça bir isimdir. Bu kelime aynı zamanda, ıslah etmek, üzerinde
tasarrufta bulunmak, kemâle erdirmek, efendi olmak, sorumluluğunu yüklenmek,
başkanlık yapmak, mâlik ve sahip olmak, sözü dinlenmek, itaat edilmek, üstünlüğü
ve otoritesi kabul edilmek gibi anlamlara da gelir.

Kur'ânî bir terim olarak Rab; varlıklar âlemini
yaratan, terbiye ederek geliştiren, onları maddî ve mânevî olgunluğa götüren,
terbiyenin bütün gereklerine mâlik ve her şeye sahip olan Allah anlamına
gelmektedir. Allah'ın umumi isimlerindendir. Kur'an'da Allah lafzından sonra en
çok kullanılan isimdir; 968 defa geçer. Nüzul sıralamasında ilk âyette
kullanılan isim/sıfat, Rab ismi olduğu gibi, Kur'an'ı açtığımızda bizi ilk
karşılayan Fâtiha'nın başlangıcında da yine O'nun onlarca ismi arasından
seçilerek başa alınan Rab ismidir.

Rab, sadece terbiye eden (mürebbî) anlamında
olmayıp, yardım etmek, yol göstermek, tasarruf etmek, korumak, her şeye hâkim
olmak, emretmek ve yasaklamak, sakındırmak gibi terbiyenin bütün gereklerine
sahip olabilmeyi de ifade etmektedir. Bunun için rab denilince, sadece terbiye
ve mâlik olma durumları değil; her şeye sahip olan ebedi ve sonsuz kudret sahibi
Allah anlaşılmalıdır. Bu özelliğinden dolayı rab kelimesi, Allah'tan başka
varlıklar için, bir şeye izâfe edilmeden tek olarak kullanılamaz.

Kur'an'da Rab ismi, sonsuz kudreti ile her şeyi
idaresi altına alan, yöneten, terbiye eden ve bunları yapabilecek kudrete mâlik
olan Allah anlamına gelmektedir. Ayrıca, Rab ismi, her şeyi idare eden, koruyup
gözeten, hâkimiyeti altında bulunduran ve gerçek rab olan Allah'a, O'nun
rubûbiyet bağına, mutlak tevhid ve tam bir kulluk şuuru ile bağlanmayı da ifade
etmektedir. Allah'tan başkasının hükmünü hüküm edinmemek, O'nun dinini her
şeyden üstün tutmak, bütün mahlûkatı O'nun mutlak hâkimiyetine teslim olmuş
bilmek, Allah'ı gerçek rab olarak tanımak demektir.

Allah, kendi katında tek geçerli din olan
İslâm'ı, insanları, kullara ve diğer varlıklara ibâdet etmekten kurtarıp,
Allah'a kulluk etmeleri için göndermiştir. İslâm, insanları kulların zulmünden,
Allah'ın adaletine götürür. Tevhid gerçeğinin birinci şartı, Rubûbiyette
tevhiddir. Yani gerçek Rab ve Hâkim olanın tek bir Allah olduğuna inanmaktır.
İkinci şartı da, kullukta tevhiddir; bu da Allah'tan başkasına kulluk
etmemektir. İnsan, Rabbine ibadet etmekle yükümlüdür. Müslüman, yalnızca Allah'a
ibâdet eden kimsedir. Sadece Allah'a ibâdet ise, Allah'tan başkasını rab
edinmemek, O'na hiçbir varlığı ortak koşmamak demektir.

İslâm, insanları, birbirlerine kul olmaktan
kurtaran hürriyet dinidir. Sadece İslâm dinidir ki, insanları bir olan Rabb'a
ibâdet etmeye çağırmış ve onları çeşitli bâtıl inançların yanlış sonuçlarından
koruyarak, böylece onları Allah'ın dışındaki varlıklara kul olmaktan
kurtarmıştır.

[2]

‘Rabb' terbiye anlamında bir masdar olduğu
halde, anlamın yoğunluğu açısından terbiye edene isim olmuştur. Bu açıdan ‘Rabb'
yalnızca terbiye eden demek olmayıp, terbiye etmenin bir nevi yan öğeleri olan,
ihsan, idaresi altına alma, yol gösterme, üstün gelme, teşvik etme, korkutma
gibi şeyleri de içerisine alır. Bütün bu özelliklere sahip, kuvvetli, mükemmel
ve kusursuz bir terbiye edici demektir.

‘Rabb' sahip ve malik anlamlarına da gelir.
Nitekim ‘Rabbü'd dar' evin sahibi demektir. Rabb kelimesi bir terkip ile değil
de tek başına kullanılırsa, bununla sonsuz kuvvet sahibi, her şeyin maliki,
daima var olan ve bu sıfatlarıyla her şeye şekil veren Allah (cc) anlaşılır.
Allah'ın dışında başka bir şey için ‘rabb' ismi kullanılmaz. Yine ‘Rabbu'l
âlemín' tamlaması da yalnızca Allah için kullanılır. ‘Rabb ve bunun işleyişi
olan Rububiyyet' denilince akla, sonsuz gücü ile idaresi altına alan, düzenleyen
ve terbiye eden (şekil veren) yüce varlık, bunların tümüne sahip yaratıcı
gelmektedir. ‘Rabb' kelimesi aynı zamanda, ıslah etme, üzerinde tasarrufta
bulunma (yönetme), olgunluğa ulaştırma, sorumluluğunu yüklenme, başkanlık yapma
gibi anlamlara da gelmektedir.[3]

 

[1]
Cihad Tunç, Şamil İslam Ansiklopedisi: 5/210.

[2]
Ahmet Kalkan, Kur'an Kavram Tefsiri.

[3]
Hüseyin K. Ece, İslam'ın Temel Kavramları, Beyan Yayınları: 509; Ahmet
Kalkan, İslam Akaidi: 243-244.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar