Sabrı Tavsiye.


Sabrı Tavsiye

Sabrı Tavsiye

 

"Asra yemin olsun ki insan gerçekten
hüsran/ziyan içindedir. Ancak iman edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine
hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnâ!"
(103/Asr, 1-3)

Hüsrândan/zarar ve ziyandan kurtulup dünya ve
âhirette perişan olmak istemeyen insanın Asr sûresine göre dört temel özelliğe
sahip olması gerekiyor. Bunlar: İman, sâlih amel, hakkı tavsiye, sabrı tavsiye.
İman edip inancını hayata sâlih amel olarak uygulayan mü'minin, bencillikten
kurtulup, kurtuluş reçetesini başkalarına ulaştırması gerekir. Ancak, şurası bir
gerçektir ki, hakkı tavsiye etmek, insanlardan her zaman kabul görmez.
Özellikle, bâtıl yollardan menfaat edinip çıkarları bâtılın devamına bağlı
olanlar, hakka karşı tepkide bulunur ve hakkı tavsiye edenleri susturmanın,
durdurmanın yöntem ve çarelerini ararlar. Bu da hemen hemen her zaman güce
başvurmak ve zorbalıklarını göstermek biçiminde tezahür eder.

Bu aşamada, hüsrana uğramamak gibi ayrıcalıklı
bir özellik taşıyan kişi, yol ayrımındadır: Ya o âna kadarki düşünce ve
hareketlerinde, iman ve hayat tarzının hakka uygunluğunda ısrar edip direnecek,
ya da bulunduğu hal üzerinden gerisin geri dönüp hüsrana uğrayanların safına
katılacak. Elbetteki olması gereken birincisidir. Bu ise sabretmeyi, yani
olumsuz etki ve tepkiler karşısında sebat ve kararlılıkla direnmeyi gerektirir.
Hüsrana uğrayanlardan olmamanın yegâne çaresi budur. Zaten sabır, müslümanın
vazgeçilmez vasıflarındandır. Dinin birçok emir ve yasağı, onlardan rahatsız
olanların reaksiyonlarına büyük bir kararlılıkla direnmeyi gerektirir ki, işte
bu sabırdır. Dinin yarısı sabır, diğer yarısı ise şükür temeline dayanır. Yani
sabır sonucunda veya sabra gerek olmadan ilâhî bir lütuf olarak elde edilen
mükâfatlar, imkânlar, başarılar karşısında, sahip olunan hakka uygunluk
özelliğinde sebat etmek ve gereğine göre davranmak. Bu ise şükürle mümkün olur.
Zaten müslümanın hayatı da sabır ve şükrün toplamı olarak özetlenmiştir.

Sabır
önemlidir, gereklidir; fakat Asr sûresinde sabırla ilgili bir başka özelliğe
dikkat çekilir: Hakka dâvet üzerinde bulunan şahsiyetler birbirleriyle
yardımlaşmalı; aralarında organize bir bütünlük sağlamalıdırlar. Bu, hakkı
temsil etme yönünde planlı bir faaliyet yürütmek ve bu faaliyetin neden olacağı
zorluklar karşısındaki kararlı direnişte birbirlerine yardımcı olmakla mümkün
olur. Bu alanda zorunlu olan kararlılık ise, ancak ve ancak sabrı sürekli ve
karşılıklı hatırlatıp tavsiye etmekle mümkündür. Fakat elbetteki bu, iş olsun
türünden bir tavsiye değil; gereken sorumlulukları yerine getirip eldeki tüm
imkânları kullandıktan sonra gelişmelerin sonucunu Allah'a bırakıp bu sonucu
büyük bir kararlılıkla beklemek için yapılan bir sabırdır; çünkü "Zafer
sabırdadır." (Ahmed bin Hanbel, Müsned I/307)[1]         
   

 

[1]
C. Vatandaş, Esenlik Yurdunun Çağrısı,  s. 192-193

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar