Dolu.


Dolu

Dolu 

 
Kar'dan bahsedince doluyu
unutmak mümkün mü? Şimdiye kadar başımıza fındık kadar dolu yağdı ama, hiçbir
zaman on kiloluk dolular yağmadı. Fındık, ceviz büyüklüğündeki dolular bizi 
ikaz etti, hal lisanı ile dolular der ki: "Ey insan, yolun harabelere,
viranelere, Efes, Bergama, Truva gibi yerlere düşerse buraları iyi gez. Gezerken
düşün ve araştır. Neden buralar virane olmuş, neden buralardaki halk helâk
olmuş? İşte o zaman heykellere dikkat et. Sonra başını etrafa çevir, heykeller
gibi gezen, his bakımından taşlaşan, kendini arzularının ipine bağlayan,
arzularına kul-köle olanlara bak; beldelerin viran olacağını hatırına getir.
Sonra git tarihe sor. Neden bazı milletler yok olmuş, neden bazı beldeler
yıkılmış? Sodom Gomore, Lut kavmi, Âd kavmi, Semud, Firavun kavmine ne olmuş?
Haramların sıralandığı rafları, vitrinleri düşün. Haram imal eden, haram satan
insanların vurdum duymazlığını, nice haramları mecbur edip farzları yasaklayan
rejimlerin sonunun neye lâyık olduğunu hatırla ve de ki: "Başımıza taş
yağmıyorsa, taş gibi kaya gibi dolular yağmıyorsa bu, Allah'ın bir lütfudur,
insanların akıllarını başlarına almaları için bir fırsat ve mühlet vermedir.!"
Yağmur, kar, dolu... Bunların
hepsi su. Denizler dolusu, gökler dolusu ve yerin altı su! Şu hale bakınca sanki
dünyamız, su denen plazma içinde bir hücre gibi... İşte küçüğün büyüğe ve
büyüğün küçüğe benzemesindeki sır gösteriyor ki, hücreyi, yağmuru yapamayan
sanatkâr, yer gezegenini yapamaz. Yağmurun dizginini elinde tutamayan, rüzgâra
hükmedemez. (7)       

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar