Tevrat'ta Ta ı'nın Özellikleri


Tevrat

Tevrat'ta
Tanrı'nın Özellikleri:

 

Tevrat, Tanrı'nın özel kutsal adı olarak
Yahve'den bahseder. Torah'ın Yahvist metinleri olarak bilinen ve tarihsel açıdan
diğer metinlerden daha önceki zamanlara ait olan kısnda tanrının adı olarak
Yahve kullanılır. Eski Ahid'in ilk beş kitabında Yahve, âlemlerin tek tanrısı
olmaktan ziyâde, bir klan ya da kabile tanrısı görünümdedir; o İsrailoğullarının
tanrısıdır. Yahova da denilen Yahve, yahûdilikte İsrailoğullarının koruyucusu,
yöneticisi ve yönlendiricisi olan özel bir tanrı görünümüdedir. "Ve onların
Allah'ı olacağım." (Tekvin, 17/8, s. 14). Onun gerçek ve kutsal ismi olan Yahve,
kutsalların en kutsalı olan bir zamanda sadece yılda bir kez başrâhip tarafından
anılabilir. Bunun dışında Yahve ismi, kesinlikle kullanılmaz ve yazılmaz; yüce
tanrıyı ifade etmek için Elohim ve Adunai gibi terimler kullanılır.

Yahûdilikte ısrarla üzerinde durulan inanç
konusu Tanrının birliğidir. Tevrat'ta iki yerde nakledilen On Emir'in ilk
maddesi, "Seni Mısır diyarından, esirlik evinden çıkaran Allah'ın Yahova benim.
Karşımda başka ilahların olmayacaktır" emridir. (Kitab-ı Mukaddes, Çıkış 20;
Tesniye 5). Bu kesin emre rağmen, yahûdiler tarihleri boyunca sık sık başka
ilahlara da tapmışlardır; ancak Tanrının birliği inancı hep yahûdiliğin esasını
teşkil etmiştir. 

Tevrat'a göre Tanrı yüce, aşkın bir varlıktır,
Onu kimse göremez (Kitab-ı Mukaddes, Çıkış 33/20). Ama aynı zamanda Yahova,
kendisini çağıranlara (duâ edenlere) yakındır (Kitab-ı Mukaddes, Mezmur 145/18).
Yahova Bir'dir, Ondan başka tanrı yoktur (Kitab-ı Mukaddes, Tesniye 4/35). Ezelî
ve ebedîdir (Kitab-ı Mukaddes, İşaya 41/4; 48/12; Tekvin 21/23). Kadir bir
Tanrıdır (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin, 17-1-2). Merhametlidir (Kitab-ı Mukaddes,
Mezmur 136). Yaratıcıdır: "Başlangıçta Tanrı, gökleri ve yeri yarattı" (Kitab-ı
Mukaddes, Tekvin 1-1). Melik'tir, hükümdardır, yüce bir taht üzerindedir (Kitab-ı
Mukaddes, İşaya 6/1). Kâinatı idare eder. "Rabb, gökten bakar, bütün adem
oğullarını görür; oturduğu yerden bütün yer yüzünde oturanlara bakar, her
birinin kalbini yaratan, bütün işlerini temyiz eden Odur." (Kitab-ı Mukaddes,
Mezmur 33/13-15). Gökte ve yerde olup biteni, insanların hareketlerini hatta
düşüncelerini bilir (Kitab-ı Mukaddes, Mezmur 139/1-12). Âdil Hâkimdir: "Sadakat
Tanrısıdır ve haksızlık etmez." (Kitab-ı Mukaddes, Tesniye 32/4). Kuddûs'tür,
Münezzehtir: "Kimse Rabb gibi mukaddes değildir." (Kitab-ı Mukaddes, I. Samuel
2/2). "Orduların Rabbı Kuddûstür, Kuddûstür; bütün dünya O'nun izzetiyle dolu."
(Kitab-ı Mukaddes, İşaya, 6/3). Tanrıdan korkmak lâzımdır: "Yahovadan korkmak,
hayıtın pınarıdır." İntikam alabilir: "Rabb, kıskanç ve öç  alan Tanrıdır; Rabb
öç alır ve gazapla doludur." (Kitab-ı Mukaddes, Nahum, 1/2). Tanrı gazabını
boşaltır (Kitab-ı Mukaddes, Hezekiel, 20/33). Onun gazabı bazen sebepsiz olarak
alevlenir. Merhametten ziyâde, gazap Tanrısıdır.

Tanrı her şeyin gerçek fâilidir (Amos, 3/6, 4/7,
9, 10; Çıkış 4/11). Firavunun kalbini katılaştırdığı gibi (Çıkış 4/21), "Kendi
milletinin" de kalbini katılaştırır (İşaya, 6/10; 29/10). Her şeyi takdir eden
Odur: "İnsanın kalbi kendi yolunu tasarlar; halbuki Yahova onun adımlarını
yöneltir." (Süleymanın Meselleri, 16/9). Hayat şartlarındaki eşitsizlikler,
zenginlik, fakirlik Yahova'nın işidir. Dolayısıyla Tanrı'ya tam bir tevekkül
gerekir: "Bütün kalbinle Rabb'e güven ve kendi anlayışına dayanma." (Süleymanın
Meselleri 3/5). Bundan ötürü Onun vasıflarından biri "Kaya" veya "İsrail'in
Kayası"dır (Tekvin, 49/24); Mezmur, 18/3). Bu vasıf, bazen özel isim durumunda
gelir (Tesniye, 32/4; Habakkuk,1/12). Her şeye O vâris olur (Mezmur, 82).
Tanrı'nın "Seçkin millet"ine karşı münasebeti "babalık" kavramıyla belirtilir:
"Ben İsrail için bir Babayım." (Yeremya, 31/9). "Yahova, Sen Babamızsın, biz
balçığız, ve Sen çömlekçimizsin; ve hepimiz Senin elinin işiyiz." (İşaya, 64/8).
Babalık, Yeni Ahid'de (İncilde) sevgi, Eski Ahid'de ise hâkimiyet ifâde eder. Bu
münasebet, bazen bir zevciyet ilgisi şeklinde tasvir olunur (Hoşea, 8. bab,
çeşitli cümleler). İsrail, Yahova'yı aldatan bir zevcedir, başka oynaşlara (yani
tanrılara) koşar, zina eder. Fakat Yahova, yine de ondan vaz geçmez.

Tanrılığı tanıtmada, görünüş itibarıyla mahlûka
benzetme belirten (antropomorfizm) ifâdeler, değişik şekilleriyle oldukça
fazladır. Tanrı'nın iki gözü vardır ve her şeyi görür (I. Reg., 15/19).
Kulakları vardır, işitir (Sayılar, 11/1). Koklama duyusu vardır (Tekvin, 8/21).
Dokunma duyusu vardır (Eyub, 19/21). Ağzı bize söyler (İşaya, 1/20).
Düşmanlarını, dudaklarının bir üfleyişiyle öldürür (İşaya, 11/4). Dudakları
kızgınlık dolu ve Dili yiyip bitiren bir ateştir (İşaya, 30/27). Kendisini
terkeden kötülere sırtını döner (Yeremya, 18/27). Kurtarmak istediklerine Yüzünü
gösterir (Mezmur, 69/4, 8). Eli, Sağ eli, Bazusu vardır, her şeye gücü yeter (İşaya,
65/2). Şaşkın koyunları Omuzlarında ve Kollarında taşır (İşaya, 40/11). Gökte
veya Mâbedinde oturur (Zekerya, 8/3), yahut yalnız Kenan diyarında bulunur (I.
Samuel, 26/19 vd.). O, kalkar (Amos 7/9), savaşmak için ilerler (Zekerya, 14/3),
İner (Tekvin, 11/7), dağları dolaşır (Amos, 4/13), hafif bir bulutta gelir (İşaya,
19/1), yayını uzatır ve okunu çeker (İşaya, 27/1).

Bundan başka Tanrı'ya mahlukların hislerini
veren ifâdeler de (antropopatizm) bolca mevcuttur. Onun işleri bir akılla olur,
Tanrı hatırlar (Mezmur, 19/4), tahmin eder (önceden bilir) (II. Reg., 19/27;
Mezmur, 138) ve insanı yarattığına pişman olur (Tekvin, 6/8). Sina dağında, Yer
Onun ayaklarının basamağıdır (İşaya,66/1). Kalbi vardır, acı duyar (Tesniye, 4).
Düşünür, (Sagesse, 4/17). Tefekkür eder (Yunus, 1/6). Sevgi ve kini (İşaya,
1/14), arzu ve sevinci (İşaya, 42/1), acısı (Tekvin, 6/6), bekleyişi (Hoşea,
3/3), sabırsızlığı (Zekarya, 11/8), vaz geçmesi (Yeremya, 4/28) vardır. Fakat,
"Ben Tanrıyım, ve insan değilim; senin ortanda olan Kuddûs'um" (Hoşea, 11/9)
gibi tenzih ifâdelerinden dolayı Tanrı'nın yüce ve aşkın varlık olduğu kabul
edilir.

Verilen örneklerden de anlaşılacağı gibi, teşbih
ifadeleri çok fazladır. Bu durum şöyle sebeplendiriliyor:

a)
İlkel ırklara tasvirî bir anlatım kullanmak gereği,

b)
Bazı peygamberlerin (İşaya gibi) mükâşefelerini tasvir etmeleri,

c)
Mezmurlar gibi bazı kitapların şiir özelliklerini taşıması ki, bu mecâzî bir
üslûbu gerektiriyordu. Tanrı'ya: Çoban Tabib, Kılç, Sûr, Ateş, Kaynak gibi
vasıflar da verilmektedir.

Ahd-i Cedit'teki tanrı üçlemesine ve insanoğlu
İsa'nın tanrılaşması ile kesinlikle bağdaşmayacak bu tanrı anlayışı şu şekilde
belirtilir: "Ben Tanrıyım ve insan değilim, senin ortanda olan kuddûsüm."
(Hoşea, 11/9)

Ulûhiyet bakımından güçlükler çıkaracak ifadeler
de vardır. Tanrı Hz. Yakub ile güreşir, Yakub Onu yener (Tekvin, 32/22-32),
özellikle 32/28). Tanrı ile insanlarla uğraşıp yendiği için ona, "Tanrı ile
uğraşan" (İsrail) lakabı verilir. Yahova ile görüşmek istediğinde Hz. Mûsâ bir
çadır kurar, O bir bulut sütunu içinde iner, görüşürler (Çıkış, 33/7-11).
Kâinatı altı günde yaratıp yedinci gün dinlenir (Tekvin, 2/2-3). Yahova kâinatı
yaratırken, rakip tanrılarla bir savaş yapmıştır. "Ey Rabbin Bazusu, uyan uyan
kudret giy; geçmiş günlerde, en eski nesillerde olduğu gibi uyan. Rahab'ı
parçalayan, Canavarı yaralayan Sen değil misin? (Mezmur, 74/2 vd.; İşaya, 51/9).
Kâinattaki karanlıkların ve denizlerin Yahova tarafından yaratılmadığına delâlet
eden pasajlar da vardır. Buna karşılık, yine eski metinlerde, kâinatın idaresini
sırf Yahova'ya veren kısımlar da bulunur (İşaya, 7/18; Amos, 1/3). Yoktan
yaratma fikri, ilkin Maccabees, 7/28'de görülür. Bu kitap, 100 yıllarında
yazılmıştır. 82. Mezmur, öteki tanrılara varlık tanır gibidir. Deniz canavarı
Rahab efsanesi kabilinden unsurların Babil, Kenan gibi komşu kavimlerden geçtiği
söyleniyor. "Yahova, Hz. Musa'ya tek Tanrı olarak değil, Kıskanç Tanrı olarak
kendini izhar eder ki, bu durum başka tanrıların varlığına açık kapı bırakır
(...) Çok uzun bir devir boyunca Yahova'nın İsrail'in hususi Tanrı'sı olduğuna
şehâdet eden nasları inkâr etmek güçtür. İsrailliler Yahova'ya bağlıdır. Halbuki
Moablılar kendi tanrıları Kemoş'un hâkimiyetindedirler (Hâkimler, 11/23-24). Hz.
Davud'un zamanında bile Yahova'nın iktidarının, İsrail ülkesinin sınırlarında
duran durduğuna inanılırdı (I. Samuel, 26/19). Ve Kral Ahaz, Şam tanrılarına
kurban keser." Ve kendisini vurmuş olan Şam ilahlarına kurbanlar kesti ve dedi:
Madem ki Suriye krallarının ilahları onlara yardım ettiler, bana yardım etsinler
diye ben de onlara kurban keseceğim." (II. Tarihler, 28/23). Yahova'nın gazabı,
bazen sebepsiz yere alevlenir. Tanrı âdil olmakla birlikte (İşaya, 45/21),
nesiller sonra bile suçu arar (Sayılar, 14/18). Dolayısıyla, suçsuz olanları da
cezalandırabilir. Yahova'nın "Herem"i vardır. Savaşta ele geçirilen şehirdeki
bütün insanlar, hayvanlar, nefes alan her varlık, orayı İsraile teslim eden
Yahova'nın hakkı olarak yok edilmelidir (Tesniye, 7/16; 2/33-34; Yeşu, 6/21 vb.)

 

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar